GENEL

Rosatom, Türkmenistan’a nükleer tıp, rüzgâr enerjisi ve dijital teknolojiler alanlarında işbirliği önerdi

Rusya Devlet Nükleer Enerji Kurumu Rosatom, Türkmenistan ile teknolojik iş birliğini nükleer enerji sektörünün ötesine taşımaya yönelik fırsatları değerlendiriyor. Potansiyel iş birliği alanları arasında nükleer tıp, rüzgâr enerjisi, eklemeli imalat teknolojileri, kompozit malzeme üretimi ve dijital sanayi yer alıyor. Bu açıklama, Rosatom’un Orta Asya Temsilciliği Genel Müdür Yardımcısı Dmitriy Konstantinov tarafından Aşkabat’ta düzenlenen CIET 2026 “Türkmenistan’ın İnşaat, Sanayi, Kimya ve Enerji Sektörlerinin Geliştirilmesi” Uluslararası Konferansı’nda yapıldı.

Konstantinov’a göre, Rusya ile Türkmenistan arasındaki teknolojik ortaklığın geliştirilmesi, doğrudan nükleer enerjiyle bağlantılı olmayan ancak Rosatom’un uzmanlık birikimine ve teknolojik çözümlerine dayanan projelerle başlayabilir.

Bu kapsamda şirket, nükleer tıp alanında iş birliği yapmaya hazır olduğunu bildirdi. Benzer projeler hâlihazırda Orta Asya’da, özellikle Kırgızistan’da hayata geçiriliyor.

Bir diğer potansiyel iş birliği alanı ise rüzgâr enerjisi. Rosatom, Rusya’da toplam kurulu gücü 1 GW’ı aşan rüzgâr enerjisi santrallerine sahip. Şirket ayrıca bu alandaki ilk yurt dışı projesini Kırgızistan’da gerçekleştiriyor. Proje kapsamında Issık Göl bölgesinde bir rüzgâr enerjisi santrali inşa ediliyor.

Konstantinov, havacılık ve inşaat sektörlerinde kullanılan eklemeli imalat teknolojileri ile kompozit malzemelerin yanı sıra veri merkezlerinin kurulmasını da kapsayan dijital sanayi çözümlerine dikkat çekti.

Nükleer enerji konusuna da değinen Rosatom temsilcisi, şirketin ortaklarına yalnızca nükleer enerji santrali inşası değil, aynı zamanda ulusal bir nükleer enerji sektörünün oluşturulmasına yönelik kapsamlı çözümler sunduğunu belirtti.

Bu çözümler; nükleer altyapının oluşturulmasını, uzman personelin yetiştirilmesini, bilimsel altyapının geliştirilmesini, projelerin finansmanını, yerel sanayinin tesislerin inşasına ve sonraki işletme süreçlerine dâhil edilmesini ve kullanılmış nükleer yakıtın yönetimini kapsıyor.

Konstantinov’un değerlendirmesine göre, bazı ülkelerde nükleer enerji santrali inşaatlarına yerel işletmelerin katılımı, yerlilik oranının yüzde 30’a kadar ulaşmasını sağlayabiliyor.

Konstantinov ayrıca bu tür projelerin ekonomide yarattığı çarpan etkisine ilişkin veriler paylaştı. Rosatom’un hesaplamalarına göre, bir nükleer enerji santralinin inşasına yatırılan her bir dolar, ülkenin gayrisafi yurt içi hasılasına dört doların üzerinde ekonomik katkı sağlıyor. Konstantinov, nükleer santral inşaatında doğrudan oluşturulan her bir istihdamın, bağlantılı sektörlerde altı kişiye kadar ek istihdam yaratılmasına katkıda bulunduğunu ifade etti.

Konstantinov, Rosatom’un hâlihazırda Rusya dâhil on ülkede toplam 45 nükleer güç ünitesinin inşasını yürüttüğünü bildirdi. Şirket, Orta Asya’da Özbekistan’ın nükleer enerji projesinde yer alıyor. Söz konusu projede ilk beton dökümü Nisan 2026’da gerçekleştirildi. Rosatom ayrıca Kazakistan’da nükleer enerji santrali inşası için oluşturulacak konsorsiyuma liderlik edecek.

Konstantinov’un öngörüsüne göre, dünya genelinde nükleer enerjinin mevcut yaklaşık 400 GW düzeyindeki kurulu gücü, 2050 yılına kadar 900 GW’a ulaşabilir.

Related posts

Türkmenistan Yüksek Mahkemesi’ne yeni başkan atandı

Türkmenistan ile Özbekistan ticaret hacmini 1 milyar dolara çıkaracak

Öýsüz haýwanlara kömek edeliň!

vepa