07

Türk kültür günleri tanıtım bilgisi

 

Yakında Başkent Aşkabat’ta gerçekleşecek Türk kültür günleri nedeniyle TC Aşkabat Büyükelçiliği tanıtıcı bilgi paylaştı. 5-6 Aralık 2017 tarihinde gerçekleşecek etkinlikler konusundaki tanıtıcı bilgide yapılacak etkinliklerin detayı verilmektedir.

 

 

 

TÜRKMENİSTAN’DA TÜRKİYE KÜLTÜR GÜNLERİ

ETKİNLİKLERİ TANITICI BİLGİ

 

GELENEKSEL TÜRK EL SANATLARI PERFORMANSI VE SERGİSİ

Yeri                     : Türkmenistan Güzel Sanatlar Akademisi

 

Ebru Sanatı

Tarihi Osmanlı İmparatorluğu zamanında hitap kapakları ve iç kısımlarını süsleme amacıyla doğmuş süsleme sanatıdır.  Su ve boyanın yarattığı bir kağıt sanatıdır. Ülkemizde birçok sanatçı icra etmektedir. Usta çırak ilişkisiyle devam ettirilmektedir. Görsel açıdan çok renkli ve kıymetli bir sanattır. Suyun üzerinde renk verme yöntemiyle yapılmaktadır. Tüm dünya üzerinde ilgi çekmiş, uygulanmış ve sevilmiş bir sanattır.

Tezhip-Minyatür

Türk toplumuna atalarından miras kalan bir sanattır. Altın ile süsleme anlamına gelen Tezhip Kuran ayetleri ve değerli evrakların manevi değerini ifade etmek için kullanılmıştır. Dekoratif sanatlarda ve el sanatlarında süsleme unsuru olarak günümüze kadar gelmiştir. Minyatür sanatı daha çok Osmanlı Sarayına bağlı olarak gelişmiş, eski geleneksel süsleme sanatlarımız arasında yer almaktadır.

 

              Çini

Geleneksel Türk süsleme sanatlarından olan çini genellikle mimari yapıların, cami, köşk, saray, çeşme, türbe ve benzeri yapıların iç ve dış süslemelerinde kullanılmış bir seramik ürünüdür. İnce detaylar ile işlenen motifler Osmanlı tarihinin en gözde sanat dalı olup,  günümüze kadar değerinden bir şey kaybetmeden devam etmektedir.

Vazo, tabak, sürahi vs. işlenen motif ve renklendirmelerden oluşan eserler günümüzde dekorasyon olarak kullanılmaktadır. 

 

              Lületaşı

Taş işlemeciliğinin en güzel örneklerinden birisinde lületaşı işçiliğidir. Zarif ve narin yapısıyla tamamen özgün bir malzeme olan lületaşından estetik değeri yüksek olan eserler üretilmektedir.  Lületaşı işçiliği yetenek, tecrübe ve sabırlı bir çalışma gerektiren zor bir el işçiliğidir. Özel olarak biçimlendirilmiş bıçaklarla lületaşı üzerinde ustasının yeteneğine göre her türlü işlem yapılabilir.

 

Gümüş Telkâri

Türlü metallerden yapılmış, kopmaya karşı bir direnç gösteren ince uzun tel durumundaki gümüşü örerek ya da bir şey üzerine kakarak yapılan sanattır.

 

Rize Bezi (Feretiko)

Rize yöresinin geleneksel dokumalarından olan Feretiko; sağlam, dogal yapısı, şık görünümü ile yöreye özgü sanat anlayışını bünyesinde barındırır. Kökü 15 yy kadar uzanmakta olan günümüze kadar icra edilen ve yaşatılan geleneksel el sanatıdır.

Kendir ipinden el tezgahında dokunan Rize Bezi(Feretiko) dokuma Bezayağı örgü şekli ile örülür. Dogal kendir ve pamuk ipliklerinden dokunan yöresel bir üründür. Bir metre kare düz Feretikoda yaklaşık 150 grdır. Ketene nispeten ince ve dört kat daha sağlamdır. Uzun süre saklanılabilen bir üründür. Hammaddesi olan kendir lifleri nedeniyle kokusu kurutulmuş ot gibidir. Bu koku bezin hiçbir kimyasal süreçten geçmediğinin kanıtıdır. Tamamen doğaldır.  İç ve dış giyim, aksesuar süsleme olarak değerlendirilir. Giyim ürünü olarak kullanılan "Feretiko" uzmanlar tarafından "Sağlık Deposu" olarak nitelendiriliyor. En büyük özelliği klima görevi yaparak soğuk ortamda vücudu sıcak tutması, sıcak ortamda ise serin tutmasıdır.

 

Günümüzde bezin hammaddesi dışarıdan ithal edilerek bölgemizde üretimin sürekliliği sağlanmıştır. Yöremizde büyük bir geçim kaynağı haline gelerek unutulmaya yüz tutmuş bu gelenek tekrardan canlandırılmıştır.

 

Nakış -Tel Kırma

Tel kırmada kullanılan malzemeler; gümüş tel, bakır tel ve altın teldir. İşleme sırasında kullanılan iğne ise tel işlemeye özel ve gümüş bir iğnedir. Tel kırmanın iki tekniği vardır. Tel kırma ve tel sarma.

Tel kırma: El yardımıyla kırılarak yapılır. Kanaviçe tekniği bunlardan biridir. Sayılmayan düz kumaşlarda kanaviçe üzerinde tel kırma yapılan tekniklerden bir tanesidir.

Tel sarma teknikleri ise kendi içinde ayrılmaktadır;
Düz sarma
Verev sarma
Hiristo sarma
Balıksırtı sarma
Tel bükme ve iğne üzerinde (kurtçuk) sarmadır.

Tül üzerinde sayılarak işlenir. Tül üzerinde işleme tekniği, gözenekler sayılarak işlemesi yapılır. Kasnağa gerdirilerek çalışılan bu iş makas kullanmadan parmak yardımıyla kırılır. Sayılan kumaşlarda: Sayılan kumaş, dokumalarda gözenekler boyundan sayılarak işlemesi yapılır. Sayılmayan kumaş cinslerinde; ipeksi kumaşlarda kanaviçe yardımıyla yapılır. Kanaviçe kumaşa teyellenerek kasnağa gerdirilir ve kanaviçe gözenekleri hesap işi yapar gibi gözenekler sayılarak işlenir. Kanaviçe üzerinde işleme işi bitirildikten sonra kanaviçenin iplikleri nakış makası yardımıyla yukarıdan aşağıya doğru iplikler teker teker çekilerek çıkartılır. Desen kumaş üzerinde kendini gösterir.

 

Bastonculuk

Tamamen el emeği göz nuru ile yapılan geleneksel bastonculuk, geçme ağaçlı ve çok motifli baston çeşitleri ile biçim ve işleme zenginliği bakımından geleneksel kültürümüzün yüzlerce binlerce yıldır devam etmekte olan önemli bir parçasıdır.

Baston, yürürken dayanmaya yarayan, ağaç veya metalden yapılan aksesuar olarak ya da yaşlılık, rahatsızlık gibi nedenlerle daha çok erkekler tarafından kullanılan bir araçtır. Eskiden bir çeşit aksesuar olarak her yaştaki erkeklerin yaygın şekilde kullanabildiği baston, günümüzde sadece yaşlıların yürümeye yardımcı olabilmesi için kullandığı bir alet olmaya başlamıştır.

Baston yapımı Anadoluda ve Türklerde ahşap işçiliğinin bir parçası olarak ortaya çıkmış günümüzde de yaşayan ve yaşatılan geleneksel el sanatlarımızdan birisidir. Bu el zanaatımız yaşlıların yürümesine yardımcı olsun diye sadece ihtiyaca binanen yapıldığı gibi sanatsal nitelikli amaçlar açısından da gelişmiş ve zenginleşmiştir. Yaşlıların yürümesine yardımcı olması amacıyla ve kişisel kullanım için üretilmiş bastonlardaki temel amacının dayanıklılık ve kullanışlılık olacağı muhakaktır. Fakat süs eşyası, aksesuar veya bir sanat eseri niyetiyle yapılan bastonlar da geleneksel el sanatlarımızın bağrından çıkan bir sanat dalı haline dönüşmüştür.

 

TÜRK BESTECİLERİNİN ESERLERİNİN SESLENDİRİLMESİ

 

Kurtuluş Savaşı sonrası kurulan yeni Türkiye Cumhuriyeti ile beraber halk kültürü öne çıkmış, halk müziği ile ilgili çalışmalara, derlemelere hız verilmiştir. Bir yandan çağdaş batılı müzikler konusunda eğitim verilirken diğer yandan Anadolu’dan ezgi toplayan müzisyenler yepyeni bir hareketin öncüsü olmuşlardır. Bu dönemde çalgılar, türler, formlar hakkında pek çok eser kaleme alınmıştır. Türk müziğinin modern batı uygarlığı ile bütünleşmesi sürecinde, halk ezgileri önemli bir misyonu üstlenmiştir. Cumhuriyet Dönemi Çağdaş Türk Bestecilerimiz bu süreçte vermiş oldukları eserler ile musikimizin ulusal çizgisini evrensel düzeye taşımışlardır. Bu dönmede kurulan orkestralar, opera ve bale toplulukları, korolar, gelişen müzik sektörü, yetişen besteciler,  modern dünya ile Türk müzik kültürünün buluşmasını sağlamıştır.

 

MEHTER

İstanbul Tarihi Türk Müziği Topluluğu Mehter Takımı

 

İstanbul Tarihi Türk Müziği Topluluğu, Klasik Türk Müziğinin, özellikle Tasavvuf Müziği ve Mehter Müziği türlerinin, kendilerine has üslup ve icra özelliklerine sadık kalınarak ortaya konulmasını ve tanıtılmasını sağlamak amacıyla 1991 yılında kurulmuştur. Aslına uygun kıyafetleri ile ayrı bir ihtişama ve güzelliğe sahip olan Mehter hem klasik mehter repertuarını icra etmiş, hem de yeniliklere açık olarak caz ve senfonik orkestralarla da konserler vermiştir.

 

Tasavvuf ve Mehter bölümü olarak iki ana birim halinde çalışan topluluk bünyesinde bulunan sanatçılarıyla Türk Kültürüne ve özellikle Türk müziğine hizmet etmeye devam etmektedir.

 

ANKARA TÜRK DÜNYASI MÜZİK TOPLULUĞU

Kültür ve Turizm Bakanlığı Ankara Türk Dünyası Müzik Topluluğu, 2000 yılında çalışmalarına başlamıştır.

Abdullah KURBANİ’ın sanat yönetmeliğinde çalışmalarını yürüten topluluk, yeryüzünde Türkçe konuşulan tüm bölgelerin geleneksel müziklerinin yurt içi ve yurt dışında tanıtımını kendisine amaç edinmiştir.


Türk Dünyasının ortak kültürel değerleri içerisinde çok önemli yer tutan geleneksel müziğin popüler müzik kültürü içerisinde eriyip yok olmadan korunmasına ve yaşatılmasına gayret gösteren topluluk, yöresel müzik icralarındaki üslup ve lehçeyi tahrip etmeden yansıtırken, orkestrasyon ve stili ile de çağdaş bir çizgi yakalama yolunda çalışmaktadır.
Topluluk sanatçıları, Anadolu klasik ve halk çalgılarının yanı sıra, dombıra, dutar, kılkopuz, rübab, tar, garmon, gıcak, morinhur, santur, bızançi, cetigen,sıbızgı, şankopuz, çeng gibi Orta Asya Türk halklarının çalgılarını da icra etmektedir. Bu çalgıların birçoğu topluluğun bünyesinde yer alan çalgı yapım atölyesinde imal edilmektedir.

 

 

“CAM NEGATİFLERDE İSTANBUL’UN İZLERİ: İMPARATORLUK’TAN CUMHURİYET’E” FOTOĞRAF SERGİSİ

Yeri                     : 5 Aralık 2017

Açılış Tarihi      : Türkmenistan Güzel Sanatlar Akademisi

Bu fotoğraf sergisinin yolculuğu, İstanbul’da eski bir yalının restorasyon çalışmaları sırasında başlar. 2015 yılında yapılan restorasyon esnasında bulunan 400 adet görsel Kültür ve Turizm Bakanlığı Milli Kütüphane Başkanlığı tarafından “Cam Negatif Koleksiyonu” nun özel bir bölümünü oluşturmaktadır.  Bu değerli koleksiyondan seçilmiş, nadide 50 parça eser Türkmen sanatseverlerin, akademisyenlerin, araştırmacıların beğenisine sunulmaktadır.

Kondisyon olarak mükemmel durumda olan, pek azında saklama koşullarından kaynaklanan olumsuzluklar görülen koleksiyon dijital ortama aktarılmış fotoğraflardan oluşmaktadır. Tamamına yakını stereo nitelikli pozitifler, pek az bir kısmı da stereografi ve negatif fotoğraflardır. Bu büyük ve özel koleksiyonun 1894-1919 arasında çekilmiş ve aynı fotoğrafçının elinden çıkmış olduğu anlaşılmaktadır. Cam negatiflerin arkasına Osmanlı Türkçesiyle kaydedilmiş rakamlar fotoğrafların günlük çekimler hâlinde arşivlenmiş olduğunu göstermektedir.

Öyle anlaşılıyor ki fotoğrafçı çeyrek yüzyıllık bir zaman diliminde objektifiyle İstanbul’un çeşitli mekânlarına (Sur İçi, Avrupa ya da Anadolu yakasındaki bazı yerleşim mekânları), binalara, İstanbul’un değişen ve dönüşen şehir mekânlarına, kamu alanlarına, düğün ya da cenaze törenleri gibi toplum âdetlerine, payitahtı sarsan bazı sosyal olaylara, bazen coşkulu kalabalıklar, bazen de hüzünlü ifadelere bürünmüş suretler hâlinde kentin günlük hayatını yansıtmaktadır. Örneğin 1908 yılında II. Meşrutiyet’in İlanı ya da 1919 yılında yapılan İstiklal-i Osmanî yürüyüşü gibi olaylara tanıklık ederken aynı zamanda dönemin yerli ya da yabancı devlet adamı, asker ve bürokratlarını, ayrıca kendi ailesi ve yakın dostlarını da fotoğraflamıştır.

Millî Kütüphane Başkanlığı “Cam Negatiflerde İstanbul’un İzleri: İmparatorluk’tan Cumhuriyet’e” Fotoğraf Sergisinin de dahil olduğu 3.000 parçadan oluşan bir cam negatif koleksiyonu 2015 yılında başlayan çalışmalar neticesinde oluşturmuştur. 1920-1930 arasında Bolu’nun kentsel arşivine katkı sağlayacak mahiyetteki cam negatifleri ihtiva eden koleksiyon; ayrıca İstanbul’a ait resimler ile Türkiye’nin bazı yöreleri (Ürgüp, Doğu Anadolu illeri vs.) ve Osmanlı dönemine ait aile portrelerini ihtiva eden koleksiyon; Osmanlı İstanbul’unun görsellerini içeren bir başka koleksiyon; bunlara ek olarak Ege’ye (Manisa yöresine) ve İstanbul’a (Tıbbiyye-i Şâhâne ve Kadıköy) ait cam negatiflerden müteşekkil 3000 görselden koleksiyon dünya kültürüne kazandırılmıştır.

 

“HOME OF” TEMALI TÜRKİYE FOTOĞRAFLARI SERGİSİ

Yeri       : Mahtumkulu Tiyatrosu

Tarihi   : 5 Aralık 2017

Dünyada en çok turist çeken altıncı ülkesi Türkiye sahip olduğu kültür, sanat ve turizm değerlerini, bir turistin Türkiye’de yaşayacağı her türlü güzelliği ve deneyimi dünya çapında fotoğrafçıların gözünden dünyaya tanıtıyor. “Home of” konsepti ile oluşturulan, ülkemizin sınırsız turizm çeşitliliğini dünyaya tanıtmak ile kalmayan Türk yiyecek içeceklerinden geleneksel el sanatlarına kültürümüzün eşsiz ayrıntılarını yansıtan fotoğraflar 77 ülkede ve 37 farklı dilde tanıtımlarda yer almaktadır. Tarih boyunca onlarca uygarlığın mirasçısı olması ve misafirperverliği ile tanınan insanların vatanı olan ülkemizi “Home of” teması ile oluşturulan sergi 40 özel eserden oluşmaktadır.

 

 

Kaynak : Atavatan Türkmenistan Haber Ajansı (ATHA)

Bizi Sosyal Medyadan Takip Edin!

 Resmi  Facebook Hesabımız için  : 

 https://www.facebook.com/AtavatanTurkmenistanJournal/    

Resmi Line Hesabımız

https://line.me/R/ti/p/%40atavatanjournal

Line İD : @atavatanjournal

 Resmi Twitter Hesabımız için

https://twitter.com/AtavatanJournal

Resmi Linkedin Hesabımız için :       

 https://www.linkedin.com/in/atavatan-turkmenistan-journal-91a056134/

İleti bırak

E-mail adresiniz yayınlanmıyacaktır. Gerekli alanlar işaretlenmişti *